09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Yoksulluk Nafakası Davası Nasıl Açılır?

Polat Arabuluculuk > Makale  > Yoksulluk Nafakası Davası Nasıl Açılır?

Yoksulluk Nafakası Davası Nasıl Açılır?

Altyapı Katılım Payının Tahsili İstemi

Yoksulluk Nafakası Davası İlgili Yasa

MADDE 144 – (3444 Sayılı Yasa ile değişik) Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir: Ancak, erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için, kadının hali refahta bulunması gerekir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Tazminat ve Nafakanın ödenme şekli

MADDE 145 – (3444 Sayılı Yasa ile değişik) Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irad şeklinde ödenmesine kara verilebilir.

Manevi tazminata irad şeklinde hükmedilemez.

Sözleşme veya hüküm ile kendisine maddi tazminat veya nafaka olarak bir irad tahsis edilmiş eşin yoksulluğunun zail olması, haysiyetsiz hayat sürmesi, bir fcnme akdi olmadan fiilen karı koca gibi yaşaması, yeniden evlenmesi veya eşlerden birinin ölmesi halinde, aksi, taraflarca kararlaştırılmadıkça bu irad şeklinde maddi tazminat veya nafakayı gerektiren sebep ortadan kalkar önemli ölçüde azalır veya borçlunun mali gücü önemli ölçüde eksilirse, indirilmesine   veya   kaldırılmasına   karar   verilebileceği   gibi,   değişen romlara göre ve hakkaniyet gerektiriyorsa iradın artırılması da istenebilir.

Yoksulluk Nafakası Davası Açıklama

3444 Sayılı Yasa ile, Medeni Yasamızın 144.ncü maddesi başlığı ile birlikte Binen değiştirilmiş ve yeni kurallar getirilmiştir. Madde başlığı Yoksulluk nafakası’dır.

Yani düzenleme ile, eşlere süresiz nafaka isteme hakkı verilmiş bulunmaktadır. boşanma davası  sonucu tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve bu boşanma yüzünden de eşlerden biri yoksulluğa düşecek hale gelmişse, bu duruma düşen eş diğer eşten süresiz olarak nafaka isteyebilecektir. Eskiden bu tür nafaka sadece 1 yıl için veriliyordu, Yasa koyucu  maddeyi  değiştirmiş,  süresiz yani ölünceye kadar nafaka takdirini istemek hakkını öngörmüştür.

Maddenin getirdiği diğer bir yenilik de; erkeğin kadından nafaka isteme hakkının kabul edilmesidir.    Erkek   yani   koca,   kadın   olan   eşin’den   bu   tür   nafaka talep edebilecektir. Mahkemece, kocaya nafaka bağlanabilmesi için karının mali durumunun iyi olması ve bakıma muhtaç bulunmamasının da tespiti zorunludur. Refah durumu kendinden iyi olmayan karıdan, kocası nafaka istemeyecektir.

Maddede açıklanan yoksulluk nafakasına hükmolunmak için, davacının boşanma davasında davalıdan daha az kusurlu olması şarttır. Yani bu tür nafaka kusurlu karı a koca tarafından istenilemez. Kendisinden daha az kusurlu olan eşin kusuru fazla olan eşe nafaka ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Hem kusuru fazla hem de boşanmaya sebep olan eşin diğer eşten nafaka istemesi adalet ve nesafet kurallarıyla da bağdaşamamaktadır. Bizim görüşümüz de, kusursuz eşin mağdur olmasını önlemek için konulmuş kuralların yerinde olduğu uygulamada refahlık yaratacağı biçimindedir,

Maddenin uygulanmasında göz önünde tutulacak hususlar, nafaka davalarında uygulanan usulün aynı olacaktır. Sadece, mahkemenin maddede açıklanan koşulların taraflar lehine doğup doğmadığını saptamak, doğmamışsa talebi reddetmek, doğmuşsa maddeyi uygulamak, görevi olacak. Bundan başka, tarafların mali güçleri, oranında nafaka takdiri gerekecektir.

Kendisinden nafaka alınacak eş’in kesinlikle kusurlu olması da maddede şart koşulmamıştır. Ancak, nafaka isteyenin kusuru, nafaka yükümlüsünün kusurundan ağır olmamak zorunluluğu konulmuştur. Bu durumda, her iki taraf da kusursuz olabilir ama yine de nafakaya diğer koşullar tamamsa hükmolunabilecektir. Davalı eş ben kusursuzum diye nafaka ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz. Tek ayrıcalık, nafaka isteklisinin kusuru, nafaka yükümlüsünün kusurundan daha ağır olmamaktır.

3444 Sayılı Yasa ile Medeni Yasamızın  145.nci maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiştir.   Maddenin   başlığı   (Tazminat   ve   Nafakanın   ödenme   şekli)dir. Değişikle  Maddi  tazminat  ve  yoksulluk  nafakasının  ödenme  biçimi  kurallara bağlanmıştır. Mahkemece maddi tazminat ve yoksulluk nafakasına toptan karar verilebilir. Yani bu halde, toplu bir meblağın nafaka yükümlüsünden tahsili yoluna gidilebilir. Ancak böyle bir ödemenin nafaka yükümlüsünü zor durumda bırakacağı anlaşıldığı takdirde irad şeklinde ödenmesine de karar verilebilecektir. İrad şeklinde ödenmesine karar verilmesi halinde;  aylık ne miktar ödeneceğinin de kararda gösterilmesi gerekecektir. Amaç nafaka yükümlüsünün durumuna göre onu nafaka öderken veya maddi tazminatı öderken zor durumda bırakmamaktır. (Örneğin: ayda 5.000.000 lira nafakanın alınması gibi).

Maddede manevi tazminatın irad biçiminde ödenmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Gerçekten manevi tazminat istekleri aylık ödeme biçiminde kabul edilemez. Zira, manevi tazminat bir defada karar altına alman bir tazminat türüdür. Maddi tazminatla bir tutulamaz. Manevi tazminat topluca ödenmelidir ve mahkemenin vereceği karar da bu yolda olacaktır. (Örneğin; 5.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan alınması gibi).

Maddede, öngörülen diğer bir kural da; Maddi tazminat veya nafaka’nın irad biçiminde ödenmesi kararlaştırıldığı takdirde, bu iradın kesilmesi koşullarının gösterilmiş olmasıdır. Bu koşullar

  1. Nafaka veya tazminat alacaklısı eşin yoksulluğunun ortadan kalkması, Yani gelir sahibi bulunması, hali refaha kavuşması,
  2. Bu eşin haysiyetsiz hayat sürmesi, yani yaşam biçiminin genel ahlak, örf ve adete aykırı bulunması.
  3. Başka birisiyle evlenme akdi olmadan gayrimeşru kan koca gibi yaşaması,
  4. Bu eşin. yeniden evlenmesi,
  5. Eşlerden birinin ölmesi

dir. Bu koşullardan biri veya birkaçının bulunması halinde irad kesilecektir.

Ancak bunun bir ayrıcalığı vardır o da; taraflar sözleşme ile yukarda açıklanan koşulların aksini kararlaştırabilirler. Bu halde, irad kesilmez. (Örı’ıeğin: eşin yeniden evlenmesi iradı kesmeyeceği taraflarca kabul edilmişse artık bu koşulun varlığından sözedilerek iradın kesilmesi istenmeyecektir.

Yukardaki koşullar iradın kesilmesiyle ilgili koşullardır. Bundan başka, irad biçiminde maddi tazminat veya nafakayı gerektiren koşullarda değişiklik maddenin son fıkrasında açıklanmış, bu değişikliklerin tespiti halinde irad’m tamamen kaldırılması veya indirilmesi istenebileceği gibi, iradın artırılmasıda ileri sürülebilecektir. Bu koşullar.

  1. Tazminat veya nafakayı gerektiren sebeplerin ortadan kalkması,
  2. Veya önemli ölçüde bu sebeplerin azalması,
  3. Nafaka ve tazminat yükümlüsünün mali gücünde önemli eksiklik olması yani Meme gücünü yitirmesi, durumlarıdır. Bu durumlarda mahkemeden irad biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka kesilebilecek, bir kısmı indirilebilecektir. Mahkemece yapılacak iş, tarafların mali ve içtimai dorumlarını araştırıp ona göre karar vermekten ibaret olacaktır.

Ayrıca, maddi tazminat veya nafaka yükümlüsünün gelirinde çok fazla artma ve ;aklı eşin de gelirinde azalma olduğu takdirde alacaklı eş, mahkemeden irad .çiminde hükmolunan maddi tazminat veya nafakanın miktarının artırılmasını talep ilebilecektir.   Bu   durumda  da  yapılacak  iş  yine  tarafların  mali   ve  içtimai larının tespiti olacaktır. Bu istekler her türlü delille ispatlanabilir. Görevli eme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Uygulanacak usul, boşanma ve diğer nafaka valarmdakilerin aynısıdır. Artırmayı gerektiren koşullar oluşmuşsa dava kabul ecek, aksine durumda da dava sabit görülmeyerek reddolunacaktır.

Yoksulluk Nafakası Davası Görevli Mahkeme

Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Yoksulluk Nafakası Davası Yetkili Mahkeme

Davacının konutu mahkemesi yetkili mahkemedir.

Yoksulluk Nafakası Davası Davacı

  1. Kusursuz olan veya kusuru diğer eşten daha ağır olmayan karı veya koca

Yoksulluk Nafakası Davası Davalı

  1. Davacı kan ise koca.
  2. Davacı koca ise karı.

Yoksulluk Nafakası Davası Dava Açma Koşulları

Boşanma neticesinde kusurlu olmayan veya kuşum diğerinden daha ağır olmayan kan veya kocanın, büyük bir yoksulluğa düşmesi veya düşme ihtimalinin bulunması; dava açılması için zorunludur. Ancak, yoksulluğa düşen kusursuz karı veya kocanın bu nafakayı hakimden istemesi gerekmektedir. Doğrudan doğruya mahkemece hüküm altına alınamaz.”

Yoksulluk Nafakası Davası Göz önünde Tutulacak Hususlar

  1. Yoksulluk nafakası, boşanma davası ile istenebilir. Ayrı bir dava konusu da Uygulamada genellikle boşanma davası ile talep edilmekte ve mahkemelerce de boşanma kararıyla hükme bağlanmaktadır. Boşanma davası ile talep etmenin faydalan vardır. Bir kere ispatlanması daha kolaydır. Ayrıca boşanma ile ilgili olduğundan bir dava ile çözümlenmesi mahkemelerin yoğun olan işlerini nisbeten kabartmamış olacaktır. Bizim görüşümüz de bu sebeple, yoksulluk nafakasının boşanma davasiyle birlikte istenmesi yolundadır.
  2. Hakim; davacının büyük bir yoksulluğa düşüp düşmediğini araştıracaktır.
  3. Takdir edilecek nafaka, davalının gelir durumu ile uygun olacaktır.
  4. Davalının mali ve sosyal durumu tesbit edilecektir.
  5. Yoksulluk nafakası süresiz hükmedilir, yani boşanma kararının kesinleştiği günden itibaren süresiz olarak davalının, davacıya ödemesine karar verilir.
  6. Yoksulluk nafakası, kusursuz olan veya kusuru diğerininkine oranla daha ağır olmayan karı veya koca tarafından diğerinden istenebilir.
  7. Boşanma davasında yoksulluk nafakası talep edilmeden doğrudan doğruya nazara alınmaz. Talep zorunludur.
  8. Yargılama usulü, boşanma davalannınkinin aynıdır.
  9. Açıklama bölümünde yoksulluk nafakası hakkında yeterli bilgi verilmiştir.

Yoksulluk Nafakası Davası Dava Açma süresi

Bu tür davaları boşanma kararının kesinleşmesinden sonra her zaman açılabilir, süre söz konusu değildir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment