09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Usulsüzlük Cezalarının İptali İstemi

Polat Arabuluculuk > Makale  > Usulsüzlük Cezalarının İptali İstemi

Usulsüzlük Cezalarının İptali İstemi

Altyapı Katılım Payının Tahsili İstemi

İstanbul BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
İdari Dava Dairesi
Esas: 2012 / 20365
Karar: 2013 / 501
Karar Tarihi: 09.01.2013

ÖZET: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların itiraz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin atıfta bulunduğu maddesinde öngörülen bozma nedenlerinden birinin varlığına bağlı olup, İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nce verilen karar ve dayandığı gerekçe yöntem ve yasa hükümlerine uygunluk taşıdığından itiraz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verilmiştir.

(2577 S. K. m. 45, 49) (213 S. K. m. 352)

İdare Ve Vergi Mahkemeleri Tarafından Verilen Nihai Kararların İtiraz Yolu İle İncelenerek Bozulabilmeleri

İSTEMİN ÖZETİ: 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12. dönemler kurum geçici ile 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmemesi nedeni ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 352/1-1. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle açılan davanın; davacı hakkında düzenlenen 24.08.2010 gün ve VDENR-2010-2201/33 sayılı vergi tekniği raporunda 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında yaptığı işlemler nedeniyle muafiyet şartlarını kaybettiği belirtilmiş ise de, bu satışlar soması kazanç “fon hesabı”na aktarılmış ve bu gelirlerle kooperatifin amacı doğrultusunda yeni alımlar gerçekleştirilmiş, diğer bir deyişle; kazancın ortaklara dağıtımı ya da buna benzer başka bir amaçla kullanımı söz konusu olmadığı, dolayısıyla, burada davacının hukuken kurumlar vergisi muafiyet şartlarını kaybettiği söylenemeyeceği, aksinin kabulü, kooperatif bünyesinde tutulmaması gereken araç ya da taşınmazların zararına da olsa uhdesinde kalmasını ya da bir şekilde ortaklara devrini netice verir ki, hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davacının kurumlar vergisi muafiyet şartlarının ihlali yönünde tereddüte meydan vermeyecek şekilde somut bir tespit bulunmadığından, beyanname verme yükümlülüğü de söz konusu olmadığı, bu durumda, dava konusu usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne ilişkin 21/06/2012 günlü, E:2011/2458, K:2012/2167 sayılı İstanbul 8. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca bozulması, davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

Hükmün Onanması

TÜRKMİLLETİADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Kurulunca dava dosyası incelenip, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca davalı idare itiraz istemi hakkında işin gereği görüşüldü:

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların itiraz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesinin atıfta bulunduğu 49.maddesinde öngörülen bozma nedenlerinden birinin varlığına bağlı olup, İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 günlü, E:2011/2458, K:2012/2167 sayılı karar ve dayandığı gerekçe yöntem ve yasa hükümlerine uygunluk taşıdığından itiraz isteminin REDDİ ile anılan kararın ONANMASINA, itiraz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin itiraz eden davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment