09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat İstenmesi 

Polat Arabuluculuk > Makale  > Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat İstenmesi 

Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat İstenmesi 

İhalenin Feshi İstemi

Trafik Kazası Nedeniyle Manevi Tazminat

T.C YARGITAY

4.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 9822

Karar: 2000 / 192

Karar Tarihi: 18.01.2000

ÖZET: Trafik kazası sonucu desteklerini kaybeden davacılar, manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Olayın oluş tarihi davanın açıldığı gün, davacıların isteminin zamanaşımına uğradığından söz edilemez. O halde işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekir.(818 S. K. m. 47, 60) (765 S. K. m. 102, 455) (2918 S. K. m. 109)

Dava: Davacılar Ümit Türkmen ve arkadaşları vekili Avukat Metin Aytekin tarafından, davalılar Murat Denli ve arkadaşları aleyhine 29.1.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşamı nedeniyle davanın reddine dair verilen 11.3.1999 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18.1.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili gelmedi, karşı taraftan davalılar vekili Avukat İbrahim Postlu geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Tazminat Davası

Karar: Trafik kazası sonucu desteklerini kaybeden davacılar, manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Mahkemece, istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.

Olay 2.5.1995 gününde meydana gelmiş olup, eldeki bu dava 21.9.1999 tarihinde açılmıştır. Süresi içinde davalılar zamanaşımı savunmasında bulunmuşlardır.

Davacıların desteğinin trafik kazası sonucu öldüğü, davalı sürücü Murat Denli’nin ceza mahkemesindeki yargılama sonunda TCK’nun 455/1. maddesi uyarınca cezalandırıldığı ve bu hükmün kesinleştiği dosya kapsamından da anlaşılmaktadır. Böylece zarar verici eylemin suç teşkil ettiği görülmektedir.

Zarar Verici Eylemin Suç Teşkil Ettiği

Haksız eylem sonucu meydana gelen zararın fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halükarda on yıl içinde istenebileceği genel hüküm niteliğinde bulunan Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Yine aynı madde de, eylemin suç teşkil etmesi ve cezayı gerektirmesi durumunda, o eylem için öngörülen ceza (uzamış) zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Anılan bu genel ilkeden ayrı ve daha özel bir nitelik taşıyan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 109. maddesi de aynı düzenlemeyi getirmekle birlikte, trafik olaylarından en az zamanaşımı süresinin iki yıl olduğunu belirtmiştir.

Davaya konu edilen haksız eyleme, öncelikle daha özel olan Trafik Yasası’nın uygulanacağı doğaldır. Şu durumda anılan yasanın 109. maddesindeki düzenlemenin kapsamı üzerinde durmak gerekir. Maddenin ilk fıkrasında <maddi zarardan> söz etmiş, ikinci fıkrasında ise, <… bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir> düzenlemesini getirmiştir.

Ceza Zamanaşımı Süresinin Uygulanacağı

Açıklanan şu duruma göre, anılan yasanın manevi tazminatla ilgili olarak yasanın bir düzenleme getirip getirmediği tartışılabilir. Yasanın hukuki sorumluluğu düzenleyen 85 ve devamı olan maddelerinde, maddi ve manevi zarar ayrımı yapmadan zarardan söz etmiştir. Ne var ki, 109. madde de, <maddi zarar>, <maddi tazminat> sözcüklerini kullanmıştır. Bu yazılış biçiminden, yasa koyucunun, trafik kazaları sonucu istenebilecek manevi tazminat taleplerindeki zamanaşımı süresini, maddi tazminattan ayrı tuttuğu, hatta manevi tazminat konusunu düzenlemediği düşünülemez. Yasanın sözcüklerine değil, konuluş amacına bakıldığında, böyle bir ayrımın hukuk ve yasa tekniğine uygun düşmeyeceği gibi, istem konusu olan tazminatın türü ile de bağdaşmamaktadır. Aksi halde sadece trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi zararlar için ayrı zamanaşımı süreleri öngörülmüş olur ki, bu da eşitlik ve genellik ilkesi ile bağdaşmaz. Anılan yasanın anılan maddesinin ikinci bendinde, <… bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir.> demek ve <de> tamamlamasını kullanmakla, başka bir tazminat türünün de bu bağlamda manevi tazminatın varlığını kabul ettiği sonucuna varılabilir. Aksi halde, hukuk tekniği bakımından uygun görülemeyecek bir sonuç ortaya çıkmış olacaktır.

Ayrıca, Karayolları Trafik Yasası’nın yürürlüğe girdiği günden bu yana, görülen uygulama da, zamanaşımı süresi bakımından iki tazminat türü arasında bir ayrım gözetilmemiştir. Yerleşmiş biçimde her iki tazminat türüne aynı zamanaşımı uygulanmıştır.

İstemin Zamanaşımına Uğradığından Söz Edilemeyeceği 

Kaldı ki, davalılardan Murat Denli araç sürücüsü ve aynı zamanda haksız eylemi bizzat işleyen kişidir. 2918 Sayılı Yasa’nın 109. maddesinden yararlansa dahi, genel nitelik taşıyan Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca, ceza zamanaşımı dışında tutulması düşünülemez.

Açıklanan tüm bu olgular itibariyle olayın oluş tarihi davanın açıldığı gün, Borçlar Kanunu’nun 60., TCK’nun 102. maddesi gözetildiğinde, davacıların isteminin zamanaşımına uğradığından söz edilemez. O halde işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Hükmün İsabetsiz Oluşu

Sonuç: Temyiz olunan kararın belirtilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.01.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment