09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Tespit Davası

Polat Arabuluculuk > Makale  > Tespit Davası

Tespit Davası

Tespit Davası

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 6669

Karar: 2000 / 159

Karar Tarihi: 20.01.2000

ÖZET: Dava anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir. Davacıların davalı şirketteki hisselerinin tamamını devrettikleri iddia edilmiş ve açılan dava aleyhlerine sonuçlanmış ve hisselerin devredildiği o davada tespit edilmiş ancak henüz karar kesinleştirilmemiştir. O halde mahkemece, hisse devrinin konu edildiği davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek bu şekilde sonuçlanırsa, davacıların iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetlerinin ortadan kalktığı anlaşılmış olacağından mahkemece bu çerçevede bir karar verilmesi gerekecektir. Bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. (6762 S. K. m. 388)

Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 10.5.1999 tarih ve 1997/775-1999/427 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 18.1.2000 günde davacılar avukatı ……….. ile davalı avukatı ……. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi…… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İlk Açılan Tespit Davasının Henüz Kesinleşmediği

Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette 33.500 adet (%50 oranında) pay sahibi olduklarını, diğer B grubu pay sahiplerinin müvekkillerine usulüne uygun olarak genel kurula çağrılmaksızın 17.2.1997 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaparak sermaye artırım kararı alındığını, TTK.nun 388. maddesi açısından sermaye artırım kararının alınmasında gerekli toplantı ve karar nisabının da bulunmadığını, bu toplantının ve alınan kararların hukuken yok hükmünde olduğunu, üstelik daha önce sermaye artırımı konusunun da görüşüleceği 16.10.1996 tarihli genel kurul toplantısının mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmuş bulunduğunu buna rağmen aynı konuda genel kurul toplantısının yapıldığını ileri sürerek 17.2.1997 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin anasözleşme değişikliğine yönelik kararın ve bu genel kurul kararına dayalı olarak yönetim alınan/yapılan veya alınacak/yapılacak olan tüm karar ve işlemlerin mutlak butlanla batıl/yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların müvekkili şirketteki hisselerini 3.kişilere devretmesi nedeniyle ayrı bir dava açıldığını, bu davanın sonucunun aktif husumet ehliyeti yönünden beklenmesi gerektiğini, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını diğer iddialarında da doğru olmadığın savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu 17.2.1997 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıyı yapan yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin önceki genel kurul kararının iptal edilmiş olması nedeniyle çağrının yetkisiz kişilerce yapıldığı, davalı şirkette %50 oranında A grubu pay sahibi olan davacıların anılan genel kurul toplantısına çağrılmadıkları, şirket anasözleşmesinin 14. maddesinde toplantı nisabı hakkında TTK. hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olmakla, TTK.nun 388. maddesinin anasözleşmenin yayınlandığı 1987 yılındaki şekliyle uygulanacağından %50 pay sahibinin hazır olmasıyla yapılan genel kurul toplantısında toplantı yeter sayısının oluşmadığı ve bu durumda alınan kararların yok hükmünde olduğu, davacıların dava tarihinde pay sahibi oldukları, pay devri nedeniyle davacılar aleyhine açılan diğer davanın sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle 17.2.1997 tarihli genel kurul toplantısında alınan, sermaye artırımına yönelik anasözleşme değişikliğine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Hisse Devrinin Konu Edildiği Davanın Kesinleşmesi Sonuçlanırsa Davacıların Aktif Dava Ehliyetlerinin Ortadan Kalkacağı

Kararı, taraflar temyiz etmişlerdir.

1- Dava anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir.

Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatlarında da değinildiği üzere genel kurul kararlarının iptali ya da hükümsüzlüğü istemi ile açılan davalarda davacı ortağın davanın açıldığı tarihte ortak olması ve bu ortaklığının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Davacı, ortaklık payını devretmiş ise aktif dava ehliyeti bulunmayacağından her şeyden önce mahkeme bu konunun üzerinde durulması gerekir.

Somut olayda davacıların davalı şirketteki hisselerinin tamamını devrettikleri iddia edilmiş ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 1996/596 ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 1996/596 E. Sayısında açılan dava aleyhlerine sonuçlanmış ve hisselerin devredildiği o davada tespit edilmiş ancak henüz karar kesinleştirilmemiştir.

Hükmün Bozulduğu

O halde mahkemece, hisse devrinin konu edildiği davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek bu şekilde sonuçlanırsa, davacıların iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetlerinin ortadan kalktığı anlaşılmış olacağından mahkemece bu çerçevede bir karar verilmesi gerekecektir. Bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekli değildir.

Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bozma sebep ve şekline göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 65.000.000 duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment