09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Sözleşmenin Feshi Davası

Polat Arabuluculuk > Makale  > Sözleşmenin Feshi Davası

Sözleşmenin Feshi Davası

İhalenin Feshi İstemi

Sözleşmenin Feshi

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 8778

Karar: 2000 / 167

Karar Tarihi: 20.01.2000

ÖZET: Asıl davada sözleşmenin feshi talep ve dava edildiği gibi, birleşen karşılık davada da davalı-karşılık davacının taleplerinden biri, yine sözleşmenin feshini içermektedir. Bu halde esasen fiilen sona erdirilen sözleşmenin feshi hususunda taraf iradeleri de birleşmiş durumdadır. Mahkemece, sözleşmenin feshine karar vermek gerekir

(818 S. K. m. 270, 288)

Dava: Taraflar arasındaki davanın Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 3.12.1998 gün ve 1995/27-1998/1379 sayılı kararın Yargıtay’ca tetkiki duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 18.1.2000 günde davacı avukatı İ. T. Toral ile davalı avukatı M. Öztok gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Rödavans Alacağının Tahsili İstemi 

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin işletme hakkına sahip olduğu Çan İlçesine bağlı Çakılköy-Durali köy hudutlarındaki maden kömürü sahasının işletme hakkının 24.6.1989 günlü rödövans sözleşmesi ile davalıya 10 yıl süreli olarak devredildiğini, ancak, davalının daha ilk yılda sözleşmeye aykırı davranışlar içine girdiğini, rödövans bedellerinin süresinde ve tam ödenmediğini, kayıt dışı kömür madeni üretilip satıldığını, sözleşme ile üstlenilen bazı masrafların talep edildiğini, üretimin engellendiğinden bahisle haksız olarak tazminat davası açtığını ileri sürerek, sözleşmenin feshine, 300.000.000 TL. rödövans alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap ve birleşen davada, davacının 25.5.1990 gününde sözleşmeyi feshettiğini, idari mercilere başvurarak faaliyetlerin durdurulduğunu, sözleşme gereğince davacıya rödövans bedelinin ödendiğini, maden sahası için sözleşmeye güvenilerek 14.848.694 TL. masraf yapıldığını ve maden sahasına ek değer kazandırıldığını, sözleşme bitimine kısa süre kaldığını, vekaletten asil sebebiyle bir iş yapılamadığını ve buna imkan da kalmadığını ileri sürerek, asıl davanın reddine, sözleşmenin feshi ile şimdilik 10 milyar TL. maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl Dava Ve Birleşen Karşılık Davada Sözleşmenin Feshinin İstenm Olması

Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporlarına nazaran, taraflar arasındaki rödövans sözleşmesi hükümlerine göre, üretilen kömürün satış bedelinin %25’lik meblağının davacıya net olarak ödeneceğinin taahhüt edildiği, sair masrafların davalı tarafından üstlenilmiş olup, bu itibarla ruhsat sahalarının birleştirilmesi ile ilgili masrafların davalıya ilişkin olduğu, faaliyetlerin davacı tarafından engellendiği hususunun kanıtlanamadığı gibi, davalının gerçekten ürettiği kömür miktarının 7.179.12 ton ve bedelinin 520.486.200 TL. olduğu ve sözleşme gereği davalının 130.121.155 TL. rödövans borcu bulunduğu, ancak davacının BK.nun 270 ve 288 inci maddeleri gereğince 60 tarih süre içeren ihtar göndermediğinden bu sebeple sözleşmenin feshini isteyemeyeceğini, birleşen davada da davacının kendi kusurundan istifade edemeyeceğinden davanın yersiz olduğu gerekçeleri ile, sözleşmenin feshi ile ilgili talep ve davanın reddine, rödövans alacağı davasının kısmen kabulüne, 130.121.155 liranın davalı Ö.’den tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Taraf İradelerinin Birleşmiş Olması

1- Dava dosyası içindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, asıl dava, rödövans alacağının tahsili ile sözleşmenin feshine, birleşen dava ise, maden sahibi için yapılan faydalı masrafların tahsili ile sözleşmenin feshine ilişkindir. Taraflar arasında 24.6.1989 günlü rödövans sözleşmesi imzalanmış olup, davacı (ruhsat sahibi) Ş. Yıldız davalıya verdiği 27.6.1989 ve 25.1.1990 günlü vekaletnameleri rödövans bedelinin ödenmediği gerekçesi ile 15.3.1990 gününde iptal etmiş, 25.5.1990 günlü ihtarname ile de sözleşmeyi feshettiğini açıkça bildirmiştir. Bu tarihten sonra sözleşmenin fiilen sona erdirildiği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Asıl davada sözleşmenin feshi talep ve dava edildiği gibi, birleşen karşılık davada da davalı-karşılık davacının taleplerinden biri, yine sözleşmenin feshini içermektedir. Bu halde esasen fiilen sona erdirilen sözleşmenin feshi hususunda taraf iradeleri de birleşmiş durumdadır. O durumda mahkemece, sözleşmenin feshine karar vermek gerekirken, bu talebin reddi doğru olmamış kararın bu sebeple taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

Sözleşmenin Feshine Karar Verilmesi Gereği

Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan sebeplerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 65.000.000 TL. vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek sair tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.01.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment