09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Rücuan Alacak Davası

Polat Arabuluculuk > Makale  > Rücuan Alacak Davası

Rücuan Alacak Davası

— Rücuan Alacak Davası

Rücuan Alacak

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 2008 / 8872

Karar: 2010 / 97

Karar Tarihi: 11.01.2010

ÖZET: Dava, taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. Davacının temlik alan sıfatı ile sigortalı emtiada gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 162)

Taşıma Sırasında Zarar Gören Emtianın Bedeli

Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2008 tarih ve 2007/331-2008/208 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile teminat altına alınan emtiaların davalı şirketin sorumluluğunda Türkiye’den Irak’a taşındığı sırada diğer davalı araç sürücüsünün yükleme yapıldıktan ve gümrük memurları tarafından kamyon kasası kapakları mühürlendikten sonra güzergah dışına çıkarak aracı evinin önüne park ettiği sırada meçhul şahıslar tarafından dorse içerisinde bulunan muhtelif emtiaların çalındığını, davalıların tamamen kusurlu olduğunu, sigortalıya ödeme yapıldığını ileri sürerek, 10.550,00 USD (14.679,27 YTL)’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Sigortacının Sigortalısına Ödeme Yapma Yükümlülüğü

Davalı Kamer Uluslararası Nak. Petr. Ür. Tic. A.Ş. vekili, kusur oranı, faiz oranı ve diğer aleyhe hususları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Abdulkadir Teker vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigorta poliçesine göre Irak ve Afganistan’a yapılacak taşımaların teminat dışı olduğunun belirtildiğini, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapma yükümlülüğü doğmamış iken ödeme yaptığı, bu durumda sigortacının TTK. nun 1301. md. gereği halefiyet hakkını kazanamayacağını gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sırasında zarar gören emtianın bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Davacı sigorta şirketi, davalılar tarafından taşıması gerçekleştirilen emtianın nakliyat sigorta poliçesini düzenlemiş olup, meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarar miktarını dava dışı gönderen-sigortalıya 21.12.2006 tarihinde ödeyerek gönderen sigortalının davalı taşıyıcılardan olan haklarını temlik almıştır.

Mahkemece, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapma yükümlülüğü doğmamış olduğu halde ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, uyuşmazlık konusu olayda 21.12.2006 tarihli ibra ve temlik belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir.

Davacının Sigorta İlkisişında Alacağın Temliki Hükümlerine Göre Talep Hakkının Bulunması

Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır. O halde, davacının temlik alan sıfatı ile sigortalı emtiada gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment