09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Rekabet Kurulu Kararının İptali İstemi

Polat Arabuluculuk > Makale  > Rekabet Kurulu Kararının İptali İstemi

Rekabet Kurulu Kararının İptali İstemi

— Rekabet Kurulu Kararının İptali İstemi

Rekabet Kurulu Kararının İptali

T.C DANIŞTAY 13.Daire Esas: 2007 / 9684 Karar: 2010 / 7 Karar Tarihi: 05.01.2010
ÖZET: Somut olayda işlem dosyasında yer alan bilgi ve belgeler karşısında, aralarında davacı şirketin de bulunduğu ilaç üreticisi teşebbüslerin, 03.04.2002 tarihli ihalede 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri açık olduğundan, Rekabet Kurulu’nca usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma sonucunda davacı şirkete, 4054 sayılı Kanun’un işlem tesis tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, eylemin 2002 yılında gerçekleştiği ve şirketin durumu dikkate alınarak, 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren binde 2,5 oranı üzerinden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Rekabet Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.(4054 S. K. m. 4, 5, 16) (Döner Sermayeli Kuruluşlar İhale Yönetmeliği m. 29)

Davanın Özeti: İlaç üreticisi teşebbüslerin aralarında anlaşarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri belirtilerek, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun 19.01.2007 tarih ve 07-07/43-12 sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısımlarının; savunma hakkının kısıtlandığı, kararda davacı şirket adına toplantıya katıldığı belirtilen kişinin şirketi temsile yetkili olmadığı, ilgili kişinin toplantıya sahibi olduğu depo adına katıldığını belirtmesine karşın, şirketin temsilen katıldığının kabulünde hukuka uyarlık bulunmadığı, Kurul kararında belirtilen davranışların, 4054 sayılı Kanun kapsamında bir anlaşmanın varlığını ortaya koymadığı, cezanın takdirinde hafifletici sebep olarak kabul edilen hususun, davacı şirketin ihlale katılmadığı anlamını taşıdığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı şirket adına toplantıya katılan kişinin şirketin yönetim kurulunda görev yaptığı, belirtilen toplantıya katılım için şirketi temsile yetkili olma şartının bulunmadığı, aralarında davacı şirketin de bulunduğu ilaç üreticisi teşebbüslerin rekabet ihlalinde bulunduğunun yapılan soruşturma sonucunda saptandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet EĞERCİ’nin Düşüncesi: Dava dosyasının mevzuat hükümleriyle birlikte incelenmesinden; 03.04.2002 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan 1277 kalem ilaç ve serum alımına yönelik ihalenin, aralarında davacı şirketin de bulunduğu ilaç üreticisi teşebbüsler tarafından anlaşma suretiyle boykot edilmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin açıkça ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından, 4054 sayılı Kanun’un işlem tesis tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, eylemin 03.04.2002 tarihinde gerçekleştiği dikkate alınarak, 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren binde 2,5 oranı üzerinden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Rekabet Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Birgül KURT’un Düşüncesi: Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek verilen Rekabet Kurulu’nun 19.1.2007 günlü, 07-07/43-12 sayılı kararının davacı İbrahim Ethem Ulagay İlaç San. T.A.Ş.’ye ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

Davacı Şirket Adına Toplantıya Katılan Kişinin Şirketin Yönetim Kurulunda Görev Yaptığı

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu bildirilerek, bu hallerin belirgin örneklerine yer verilmiştir.

Rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan her türlü anlaşma veya uyumlu eylem, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yasaklanmakta ve ihalelere katılan firmalar arasında ihale sürecinde bu yönde yapılan anlaşmalar veya bu tür karar ve eylemlerle ilgili olarak Kanun’da herhangi bir istisnaya yer verilmemektedir.

Yasanın 5. maddesi de; bu madde belirtilen şartların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşmaların 4 üncü madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebileceği belirtilmiş bu şartlardan birisi de tüketicinin bundan yarar sağlaması olarak belirlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; bir önaraştırma yapılması esnasında, Eczacıbaşı İlaç Pazarlama A.Ş.’nin satış hizmetleri müdürünün odasında bulunan <Eğitim Hastaneleri Toplantısı> başlıklı e-postadan; İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikasında <Eğitim Hastaneleri ihalesi> ile ilgili olarak 26 Mart 2002 tarihinde toplantı yapıldığı, davacı teşebbüsün temsilcinin de katıldığı bu toplantıda; ihalede firmaları ilgilendiren ürünlerde fiyat birliği sağlanması ve 29 Mart Cuma günü saat 12:00’de durumun değerlendirmesi hususunda karar verildiği;

3 Nisan 2002 tarihinde gönderilen <Eğitim Hastaneleri 3 Nisan Son Durum> başlıklı e-postadan ise 26 Mart 2002 tarihinde İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikasında toplantıya katılan firmaların aynı gün yapılacak olan eğitim hastaneleri ihalesine katılmayacakları, bu firmaların rakipsiz olan bir iki ürünün ihalesine katılabileceklerinin belirtilip, daha önce toplantıya katılıp katılmadığı da belirtilerek, özellikle fiyat verilmeyecek etken maddeleri içeren ürünler ve ihaleye katılmayacağı beklenilen firmaların gösterildiğinin anlaşılması üzerine yapılan soruşturma sonucunda;

3 Nisan 2002 tarihinde eğitim hastaneleri için yapılan tek toplu ihalenin, 84/8213 Sayılı Döner Sermayeli Kuruluşlar İhale Yönetmeliğinin 29/a maddesi uyarınca toplam 75 hastanenin 2002 yılı ihtiyacı olan 1277 kalemlik ilaç ve serum ihalesi olduğu, 8.7.2002 tarihinde yapılan ihalenin ise katılımın düşük olması ve gerekli rekabet ortamının sağlanamaması nedeniyle iptal edildiği;

3.4.2002 tarihli ihalenin Şartnamesinde, kapalı teklif usulü ile ve tahmini bedelden indirim yapılmak üzere ihaleye çıkıldığı, istisnalar saklı olmak kaydıyla hastaneler ihtiyaç duydukları kalemleri bir seferde değil, partiler halinde sipariş edecekleri, işin sona eriş tarihinin 30.11.2002 olduğu, mal teslimleri sırasında ihaledeki fiyatın geçerli olacağı, fiyat değişiminin alış fiyatına yansıtılmayacağının bildirildiği, 3.4.2002 tarihinde yapılan İhaleye 15 firmanın katıldığı, alımından vazgeçilen 6 kalem ve hiç teklif verilmeyen 717 kalemin toplamı olan 723 kalemin ise alınamadığı, davacı firmanın 3.4.2002 tarihli ihalede temin edilmesi planlanan 1277 kalemden 181 ürünü bulunduğu, bunlardan 20’si için teklif verdiği, ayrıca belgede adı sayılan etken maddeleri içeren 25 kaleme karşılık gelen 22 ürünü bulunduğu, bunlar için teklif vermediği saptandığı, bazı firma yetkililerinin, toplantının yapıldığını ve bu toplantıda ihaleye katılım meselesinin tartışıldığını beyan ettikleri, Rekabet Kurulunca da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bulunan anlaşmaya ve anlaşmaya dayalı uygulamaya aynı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların karşılanmaması nedeniyle bireysel muafiyet tan inam ayaca gına ve idari para cezası verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı teşebbüsün, tek başına veya başka teşebbüslerle eş zamanlı olarak bir ihaleye girmemesi 4054 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında değerlendirilemez ise de elde edilen belgeler ve bu yönde yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, kapalı teklif usulü ile yapılan ihalede, soruşturma kapsamındaki firmaların aralarında koordinasyon sağlayarak, bazı ürünlerin alımına katılmama konusunda anlaşma yaptıkları, tüketicinin bu durumdan yarar sağlamasına olanak bulunmadığından, anlaşmaya bireysel muafiyet tanınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.

Öte yandan; 15.8.2005 tarih ve 05-51/754-196 sayılı kararla, e-postalardaki bilgiler esas alınıp, bu belgelerde adı geçen üç firma hakkında; toplantıya katılmadıkları da göz önüne alınıp, özellikle fiyat verilmeyecek etken maddeleri içeren ürünler baz alınarak, soruşturma açılmamasına karar verilmek suretiyle soruşturma kapsamındaki teşebbüsler ve soruşturma konusunun çerçevesi bu şekilde belirlendiği halde, davacı da dahil olmak üzere haklarında soruşturma açılan teşebbüslerin, ihale kapsamındaki bütün kalemler baz alınarak incelendiği görülmekte ise de davacı yönünden, ihlale bütünüyle katılmadığı değerlendirilerek, sonuçta bu hususun ihlalin ağırlığının takdirinde hafifletici neden olarak kabul edilmiş olması karşısında, soruşturmaya ilişkin bu durum, kararın davacıya ilişkin kısmının iptal nedeni olarak görülmemiştir.

Davacının iddialarında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

Kapalı Teklif Usulü İle Ve Tahmini Bedelden İndirim Yapılmak Üzere İhaleye Çıkıldığı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, duruşma için önceden belirlenen 05.01.2010 tarihinde davacı vekili Av. Ahmet Bağcı ile davalı Kurum vekili Av. Meltem Türkoğlu’nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır bulunduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra, taraflara son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü;

Dava; ilaç üreticisi teşebbüslerin aralarında anlaşarak, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri belirtilerek, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun 19.01.2007 tarih ve 07-07/43-12 sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümle, belirli bir mal ve hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı bulunarak açıkça yasaklanmıştır.

Öte yandan, 4054 sayılı Kanun’un davaya konu eylem ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında; bu Kanun’un 4. ve 6. maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlara, ikiyüz milyon liradan aşağı olmamak üzere, ceza verilecek teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği öngörülmüş, dördüncü fıkrasında ise; Kurul’un, para cezasına karar verirken, kastın varlığı, kusurun ağırlığı, ceza uygulanan teşebbüs veya teşebbüslerin pazar içindeki gücü ve muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurları da dikkate alacağı hükme bağlanmıştır.

Kararda Hukuka Aykırılık Bulunmadığı

Bu yasal düzenleme karşısında; Rekabet Kurulu‘nca 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlarda bulunduğu saptananlara, Rekabet Kurulu tebliğleriyle belirlenen miktardan aşağı olmamak ve kastın varlığı, kusurun ve zararın ağırlığı, eylemde bulunan teşebbüslerin pazar içindeki konumları gibi unsurlar da dikkate alınmak üzere, eylem tarihinden bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden para cezası verilmesi gerekli bulunmaktadır.

Dava dosyası ile dava dosyasına ekli işlem dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; 2002 yılında eğitim hastaneleri ilaç ihalelerine katılmamak ve bunlara yönelik olarak fiyat artışı yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u İhlal ettikleri iddiasına yönelik olarak İlaç Endüstrisi işverenler Sendikası (İEİS), Bilim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Bilim), Deva Holding A.Ş. (Deva), Eczacıbaşı ilaç Pazarlama A.Ş. (Eczacıbaşı), Fako ilaçları A.Ş. (Fako), Mustafa Nevzat İlaç Sanayii A.Ş. (Mustafa Nevzat), İbrahim Ethem Ulagay ilaç Sanayi T.A.Ş. (İbrahim Ethem) ve Özsel Ecza Depoları Ticaret ve Pazarlama A.Ş. (Özsel) hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açıldığı, Bilim, Deva, Eczacıbaşı, Fako, Mustafa Nevzat ve İbrahim Ethem’in beşeri üaç pazarında üretici seviyesinde bulundukları, İEİS’nin bu pazarda faaliyet gösteren üretici firmaların oluşturduğu bir teşebbüs birliği olduğu, Özsel’in ise pazarın toptan dağıtım seviyesinde ecza deposu olarak faaliyet gösterdiği, Kurum Raportörlerince Eczacıbaşı’nda yapılan yerinde inceleme sırasında 26.03.2002 tarihli <Eğitim Hastaneleri Toplantısı> başlıklı e-posta İle 03.04.2002 tarihli <Eğitim Hastaneleri 3 Nisan Son Durum> başlıklı e-posta’nın elde edildiği, yapılan araştırmalar sonucunda, 03.04.2002 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacağı belirtilen 1277 kalem ilaç ve serum alımına yönelik bir ihale duyurusunun tespit edildiği, bu konuya ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 03.07.2006 tarihinde intikal eden cevabi yazısında; 03.04.2002 tarihli İhalede teklif çıkmayan veya alımı iptal edilen ilaç ve serumların temin edilmesi için 08.07.2002 tarihinde 716 kalem ilaç ve serum ihalesinin yapıldığı, ancak ihaleye katılımın düşük olması ve gerekli rekabet ortamının sağlanamaması nedeniyle bu ihalenin iptal edildiğinin belirtildiği, 03.04.2002 tarihli ihalede <Eğitim Hastaneleri 3 Nisan Son Durum> başlıklı e-posta belgede bahsi geçen etken maddelere karşılık gelen 25 kalemden sadece 2’sinde ve tek firmanın ürünü İçin teklif verildiği, Bilim, Eczacıbaşı, Fako, İbrahim Ethem ve Mustafa Nevzat’ın bu kalemlere denk düşen sırasıyla 20, 17, 12, 22 ve 16 kalemde ürünü mevcutken bunların hiçbiri için teklif vermediği, Deva’nın ise söz konusu 25 kaleme denk gelen 16 kalemde ürünü mevcutken bunlardan 2’si için teklif verdiği, kısacası 25 kalemde 6 teşebbüsten beşinin ürünleri için hiç teklif çıkmadığı, birinin ise sadece iki kalemdeki ürünleri için teklif edildiği, ihalenin bütününe bakıldığında da, İhaleye katılımın çok farklı bir görünüm arz etmediği, 1277 kalem arasında 63 kalemde ürünü bulunan Bilim’in, 79 kalemde ürünü bulunan Eczacıbaşı’nın ve 49 kalemde ürünü bulunan Fako’nun ürünleri için bu kalemlerin hiçbirinde teklif verilmediği 65 kalemde ürünü bulunan Deva’nın 2, 181 kalemde ürünü bulunan İbrahim Ethem’in 20 ve 58 kalemde ürünü bulunan Mustafa Nevzat’ın 6 ürünü için teklif verildiği, netice itibarıyla teşebbüslerin 1277 kalem içerisinde, toplamdaki 495 üründen 28’i için teklif verdikleri, bütün bu verilerin teşebbüslere ait ürünler ve kalemlerde ihaleye katılımın toplamda sınırlı, hatta yok denecek kadar az olduğuna işaret ettiği, herhangi bir teşebbüsün ister tek başına ister başka teşebbüslerle eş zamanlı olarak belli kalemlerde veya bütününde bir ihaleye girmemesinin şüphesiz tek başına bir anlam İfade etmediği, ancak <Eğitim Hastaneleri Toplantısı> başlıklı e-posta ile <Eğitim Hastaneleri 3 Nisan Son Durum> başlıklı e-posta’da geçen ifadelerle yukarıda yapılan tespitin birebir örtüştüğü, <Eğitim Hastaneleri Toplantısı> başlıklı belgede yer alan ifadelerinin söz konusu ihaleye katılmama yönünde bir fikir birliği oluştuğunu gösterdiği, ayrıca 26.03.2002 tarihli toplantıda, üç gün sonrası yani 29.03.2002 için yine bu konuya ilişkin olarak bir başka toplantının daha yapılacağının ifade edildiği, ihale günü olan 03.04.2002 tarihinde teşebbüs yetkilileri tarafından gönderilen <Eğitim Hastaneleri 3 Nisan Son Durum> başlıklı e-posta’nın İhaleye katılım konusunun takip edildiğini ortaya koyduğu ve toplantıya katılan firmaların özellikle sıralanan etken maddelerde olmak üzere ihaleye katılmayacaklarını belirttiği, yine Mustafa Nevzat Yönetim Kurulu Üyesi ve Özsel Genel Müdürü tarafından yapılan açıklamalarla, böyle bir toplantının yapıldığı ve bu toplantıda ihaleye katılım hususunun tartışıldığı belirtildiğinden, bu açıklamaların yapılan toplantıyı doğrulamasının belgeleri daha da anlamlı hale getirdiği, bütün bu bilgiler, 03.04.2002 tarihli ihaleye katılımın altı sağlayıcı firmanın ürünleri bakımından yok denecek kadar az olduğuna yönelik olarak yapılan tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, 03.04.2002 tarihli ihalenin, teşebbüslerarası anlaşma suretiyle boykot edilerek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, İbrahim Ethem’in yazılı savunmasında, belgede toplantıya teşebbüsü temsilen katıldığı notu alınan Mustafa Oğuz’un buna yetkili olmadığının ileri sürülmesi üzerine, önaraştırma döneminde Kurum raportörlerince bu kişi ile görüşüldüğü, bu kişi tarafından toplantıya Özsel’i temsilen katıldığının İfade edildiği, ayrıca belgede Oğuz’un depolarda ihaleye katılmama yönünde kamuoyu oluşturma görevini üstlendiğinin belirtilmesinin bu savı destekler nitelikte bulunduğu, bununla birlikte, yine aynı belgede yer alan <Eğitim Hastaneleri ihalesinde ilgili firmaları ilgilendiren ürünlerde fiyat birliği sağlanması gerektiği Deva ve İ. Ethem temsilcisi tarafından söylendi.> şeklindeki ifadenin ise, anılan kişinin toplantıda İbrahim Ethem’i de temsil ettiğine işaret ettiği, zira pazarın farklı seviyelerinde bulunan sağlayıcı teşebbüsler ile bir ecza deposunun fiyat birliği sağlanması gibi bir ortak çıkarından söz etmenin güç bulunduğu, bu çerçevede, anılan kişinin İEİS’nin 26.03.2002 tarihli toplantısında İbrahim Ethem temsilcisi kimliğiyle bulunduğu değerlendirilerek İbrahim Ethem’in bu iddiasının kabul edilmediği, ancak İbrahim Ethem’in soruşturma konusu anlaşmanın uygulanması aşamasına katılıp katılmadığı konusunda kesin bir kanaate ulaşılmadığından anılan anlaşmanın oluşturulması iradesine katkıda bulunduğu sabit olan bu teşebbüs ağırlığının belirlenmesinde, Rekabet Kurulu tarafından, yalnızca 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin yönüyle değerlendirme yapıldığı ve bu durumun teşebbüs lehine ceza takdirinde hafifletici bir neden olarak kabul edildiği, öte yandan, Kurul tarafından 08.07.2002 tarihli ihalenin de incelendiği, ancak bu ihalede 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiğine yönelik şüpheyi destekleyen güçlü bir delil bulunmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; işlem dosyasında yer alan bilgi ve belgeler karşısında, aralarında davacı şirketin de bulunduğu ilaç üreticisi teşebbüslerin, 03.04.2002 tarihli ihalede 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri açık olduğundan, Rekabet Kurulu’nca usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma sonucunda davacı şirkete, 4054 sayılı Kanun’un işlem tesis tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, eylemin 2002 yılında gerçekleştiği ve şirketin durumu dikkate alınarak, 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren binde 2,5 oranı üzerinden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Rekabet Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davacının diğer iddiaları da dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 128,40 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 05.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment