09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Kasten Silahla Etkili Eylem Suçu

Polat Arabuluculuk > Makale  > Kasten Silahla Etkili Eylem Suçu

Kasten Silahla Etkili Eylem Suçu

Altyapı Katılım Payının Tahsili İstemi

T.C YARGITAY

Ceza Genel Kurulu

Esas: 1999 / 4-321

Karar: 2000 / 4

Karar Tarihi: 01.02.2000

ÖZET: Erteleme; cezanın, sanığın kişiliğine uydurulmasını sağlayan yargısal bir şahsileştirme kurumudur. Cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, Anayasanın 141/3. ve CMUK’nun 32. maddeleri uyarınca, uygulanmama nedenini gösterir yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi zorunludur. Gösterilen gerekçenin soruşturma aşamasında izlenen sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli olmayan bir gerekçeye dayanılarak erteleme isteminin reddine karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine de aykırıdır ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Keyfiliği önlemek, taraftarı tatmin etmek ve kararı aydınlatmak için, sanığın olay öncesi ve sonrası davranışları gözönünde bulundurularak gelecekteki yaşamı sezilmeli, suç işleme hususundaki eğilimi değerlendirilmelidir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; olay İ. ili P. ilçesi Tuzla-Tepeören köyünde bulunan A… entegre et tesislerinde meydana gelmiştir. Sanık, aksi kanıtlanmayan savunmasında, Hayrettin ile Ahmet tarafından kendisine yapıldığını ileri sürdüğü hakaret nedeniyle, yasal yollara başvurmak yerine, silah kullanmak yolunu seçmiştir. Müşteki ve tanık anlatımlarına göre, silahını çektiği esnada sanığın koluna vurularak müdahale edilmiş, daha vahim bir sonucun veya sonuçların ortaya çıkması müşteki Celal ve tanık Hayrettin tarafından önlenmiştir. Öte yandan sanık, Jandarmada alınan 30.11.1995 günlü ifadesinde, kavga esnasında tabancasının belinden alınarak başkaları tarafından ateş edilmek suretiyle müştekinin yaralandığını söyleyip resmi makamları yanıltmak yoluna gitmiş, ancak, müşteki ve tanık anlatımları ile olay aydınlanınca, gerçeği açıklamak zorunda kalmıştır.Dosyadaki bu ve diğer bilgi ve belgeleri değerlendiren, yargılama süresince de sanığı gözleyen Mahkeme, gerekçe de göstermek suretiyle, erteleme isteğinin reddine karar verilmesi yerindedir.(2709 S. K. m. 141/3) (1412 S. K. m. 32) (765 S. K. m. 456) (647 S. K. m. 6)

Dava: Kasten silahla etkili eylem suçundan sanık Celalettin’in TCY’nin 456/2, 457/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, geçmişteki hali ve suç işleme eğilimine göre cezanın tecili halinde ilerde suç işlemekten çekineceği hususunda mahkemeye olumlu kanaat gelmediğinden takdiren cezasının ertelenmesine yer olmadığına, suçta kullanılan tabancanın TCY’nin 36. maddesi uyarınca zoralımına ilişkin P. 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01.10.1998 gün ve 800/907 sayılı karar, sanık vekillerinin temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 23.11.1999 gün ve 7963/9549 sayı ile;

“Gerekçeli kararda sanığın baba adı yanlış yazılmış ise de, nüfus kaydına göre yerinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği görüşüyle” sair yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunarak tebliğnamedeki isteğe aykırı olarak onanmıştır. Yargıtay C. Başsavcılığı ise 124175 sayı ile;

“Cezaların ertelenmesine ilişkin olarak failin ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece edinilecek kanaat subjektif değil objektif bir kanaattir. Aksi takdirde keyfiliğe yol açılmış olur. Hakim, failin geçmişteki hali ve cezanın ertelenmesi durumunda ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olup olmayacağının, objektif nitelikte yapılacak araştırma sonuçlarına göre takdir edecektir. Hakim bu yetkisini kanunun metin ve anlamına uygun olarak kullanmaya mecburdur.

Cezanın Ertelenmesine Yer Olmadığı Kararı

Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında, sabıkası bulunmayan, evli ve 2 çocuklu, ticaret odası meclis üyeliği yapan ve halen ticaretle iştigal eden geçmişteki hallerinin kötülüğü toplanan kanıtlarla belirlenemeyen, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hali de tespit edilemeyen, kışkırtma altında suç işleyen sanığın hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına ilişkin Yerel Mahkeme hükmünün onanmasında isabet bulunmamaktadır.” biçimindeki gerekçe ile itiraz ederek onama kararının kaldırılıp Yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: İncelenen dosyaya göre, Özel Daire ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sabit olan kasten silahla etkili eylem suçundan dolayı sanığa tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığına, dosya kapsamına uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Ayrıntıları 7.6.1976 gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile Ceza Genel Kurulunun uyum gösteren görüşlerinde belirtildiği gibi, ERTELEME; cezanın, sanığın kişiliğine uydurulmasını sağlayan yargısal bir şahsileştirme kurumudur.

Mahkemelerce cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, Anayasamızın 141/3 ve CYUY’nin 32. maddeleri uyarınca, uygulanmama nedenini gösterir yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi zorunludur.

Gerekçe; istem konusundaki takdirin, hukuka ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelere uygun açıklamasıdır. Ertelemeye yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin soruşturma aşamasında izlenen sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli olmayan bir gerekçeye dayanılarak erteleme isteminin reddine karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine de aykırıdır ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Keyfiliği önlemek, taraftarı tatmin etmek ve kararı aydınlatmak için, sanığın olay öncesi ve sonrası davranışları gözönünde bulundurularak gelecekteki yaşamı sezilmeli, suç işleme hususundaki eğilimi değerlendirilmelidir.

Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında; Hayvan alım satımı ve komisyonculuğu ile uğraşan sanık Celalettin’in, olay günü, A… entegre tesislerinde etlerin kesim, yükleme ve dağıtımına nezaret ederken, getirdikleri hayvanları padoglara koymak isteyen Hayrettin ve Ahmet ile aralarında çıkan tartışma sırasında, bu kişilerin küfür etmesi üzerine silahını Hayrettin’e yönelterek yaptığı atış sonucu, kendi şoförü olan müşteki Cahit’i hedefte hata sonucu sol bacak distalinden vurmak suretiyle Adli Tıp Kurumu raporuna göre (45) gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı anlaşılmaktadır.

Gerekçelendirme Zorunluluğu

Genel hatları ile oluş ve sübutunda uyuşmazlık bulunmayan olayda, Yerel Mahkeme, sanık hakkında TCK’nın 456/2, 457/1 ve 51/1. maddeleri ile uygulama yaparken sanık müdafiinin erteleme konusundaki isteğini “sanığın geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince tecili halinde ileride suç işlemekten çekinmesine neden olacağı hakkında mahkemeye olumlu kanaat gelmediği” biçimindeki gerekçeyle reddetmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; olay İ. ili P. ilçesi Tuzla-Tepeören köyünde bulunan A… entegre et tesislerinde meydana gelmiştir. Sanık, aksi kanıtlanmayan savunmasında, Hayrettin ile Ahmet tarafından kendisine yapıldığını ileri sürdüğü hakaret nedeniyle, yasal yollara başvurmak yerine, silah kullanmak yolunu seçmiştir. Müşteki ve tanık anlatımlarına göre, silahını çektiği esnada sanığın koluna vurularak müdahale edilmiş, daha vahim bir sonucun veya sonuçların ortaya çıkması müşteki Celal ve tanık Hayrettin tarafından önlenmiştir. Öte yandan sanık, Jandarmada alınan 30.11.1995 günlü ifadesinde, kavga esnasında tabancasının belinden alınarak başkaları tarafından ateş edilmek suretiyle müştekinin yaralandığını söyleyip resmi makamları yanıltmak yoluna gitmiş, ancak, müşteki ve tanık anlatımları ile olay aydınlanınca, gerçeği açıklamak zorunda kalmıştır.

Dosyadaki bu ve diğer bilgi ve belgeleri değerlendiren, yargılama süresince de sanığı gözleyen Mahkeme, gerekçe de göstermek suretiyle, erteleme isteğinin reddine karar vermiştir.

Mahkemenin bu doğrultudaki takdirinde dosya içeriği ile dayanılan gerekçelere göre yanılgı bulunmadığından C. başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Bir kurul üyesi, itirazın haklı nedenlere dayandığı gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. başsavcılığı itirazının REDDİNE, 01.02.2000 günü oyçokluğu ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment