09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

İtirazın İptali Davası

Polat Arabuluculuk > Makale  > İtirazın İptali Davası

İtirazın İptali Davası

Altyapı Katılım Payının Tahsili İstemi

T.C YARGITAY

4.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 9125

Karar: 2000 / 448

Karar Tarihi: 25.01.2000

ÖZET: Kaçak elektrik kullanılması olayı, niteliği itibariyle haksız eylem olup, zarar miktarının belirlenmesi önceden mümkün değildir. Ancak yargılama sonucunda tazminat miktarı belirlenebilir. Bundan dolayı da icra takibine konu edilen alacak likit olmadığından   inkar tazminatına hükmolunamaz. Davalının tacir sıfatını haiz olmadığı gözetilerek yasal faiz yürütülmek suretiyle itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken reeskont faiziyle sorumlu olacak şekilde davalı itirazının iptaline karar verilmiş olması da doğru değildir.(2004 S. K. m. 67)  (3095 S. K. m. 2/f-III)

Dava: Davacı A. Elektrik Tic. AŞ vekili Avukat tarafından, davalı Mehmet … aleyhine 7.12.1998 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 24.5.1999 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili Avukat tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.1.2000 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ve karşı taraftan davacı vekili Avukat geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

İcra İnkar Tazminatı

Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;

a) Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının kaçak elektrik kullanması nedeniyle uğradığı zarar yönünden yaptığı icra takibine itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir. Kaçak elektrik kullanılması olayı, niteliği itibariyle haksız eylem olup, zarar miktarının belirlenmesi önceden mümkün değildir. Ancak yargılama sonucunda tazminat miktarı belirlenebilir. Bundan dolayı da icra takibine konu edilen alacak likit olmadığından İİK. 67. maddesi gereğince inkar tazminatına hükmolunamaz. Mahkemece inkar tazminatına karar verilmiş olması bozma nedenidir.

b) İcra dosyasında, reeskont faizi yürütülmesi istenerek takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın haksız eylem niteliğinde bulunması ve davalının tacir sıfatını haiz olmadığı gözetilerek yasal faiz yürütülmek suretiyle itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken reeskont faiziyle sorumlu olacak şekilde davalı itirazının iptaline karar verilmiş olmasıda ayrıca bozmayı gerektirmiştir.

Tazminat Miktarının Hesaplanması

Sonuç: Temyiz olunan kararın 2/a-b bendinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.01.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Karşı Oy

Faiz alacaklının talebe yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belli bir süre yoksun kalması nedeniyle ödenen bir karşılıktır. Ekonomide faiz, sermayenin geliri olarak tanımlanır. Bu nedenle faiz, her şeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacağın ödenmesi ile faizde kesilir. Ancak faiz alacağı fer’i bir hak olduğundan asıl alacağın bağımlı bir parçası değildir. Bundan dolayı da bazı hallerde asıl alacaktan bağımsız bir nitelik taşır. Eğer talep edilen anapara alacaklının ticari işletmesi ile ilgili ise, normal faiz yerine, ticari faiz istenebilecektir. Girişimci tarafından ekonomik çıkar sağlamak amacıyla emek ve sermayenin bağımsız bir şekilde bir araya getirilmesi sonucu kurulan işletmeye, Ticari İşletme denebilir.

Yasal Faiz

Somut olayda zarar gören ve zarar davacının ticari işletmesi ile ilgili bulunmaktadır. Zarar verici eylem sonucu, ticari işletmede mal ve sermaye azalmıştır. Bu azalma başkasının hukuka aykırı eylemi sonucu meydana gelmiştir. Zararlı sonucu meydana getiren borcu ödemekten kaçınmış ve temerrüde de düşmüştür. Böylece borçlu alacaklının ticari işletmesinde asıl alacağın geç ödenmesinden dolayı yasal bir neden olarak faizden doğan ödemeyi de yapmak zorundadır. İşte bunu da ödemekle yükümlü olduğu faiz miktarı 3095 sayılı yasanın 2/f III. maddesinde ticari işlerde temerrüt faizinin TC Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faizi oranı olduğu ifade edilmiştir. Ancak bu faiz oranı için alacaklının talepte bulunması gerekmektedir. Davaya konu olayda davacı tarafından <ticari faiz>, <reeskont faizi> veya <banka faizi> gibi tabirler kullanılarak talepte bulunulmuştur. Davalının tacir olmaması, ya da işin o yanın ticari işletmesi ile ilgili bulunmaması, davacıya ticari faiz ödenmemesi sonucunu doğurmaz. Çünkü zarar, ancak anapara ve bunun geç ödenmesinden kaynaklanan faizin ödenmesi ile karşılanabilir. Bir ticari işletme, Ticaret Hukuku kurallarına göre ve karlılık amacı ile çalışmaktadır. Böyle bir kuruluşa, alacağının geç ödenmesinden dolayı ticari faiz yerine yasal faiz ödendiği takdirde, mal varlığı itibariyle ticari işletmenin normal olarak geleceği düzeyden daha alt düzeyde kalacağı tartışmasızdır. İşte aradaki bu farklılığın giderilmesi içinde, ticari faize hükmedilmesi yasal ve hukuksal bir zorunluluktur.

Reeskont Faizi

Olayımızdaki davacı, özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluştur ve zararda onun ticari işletmesi ve işletmenin malvarlığı ile ilgilidir. Bundan dolayı çoğunluğun ticari faiz ödenmeyeceği yönündeki bozma düşüncesine katılamıyorum.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment