09:00 - 18:30

Açılış Saatlerimiz Pzrtsi. - Cmrtsi

+90 535 333 33 31

GSM - WhatsApp ve İletişim Telefonlarımız

Facebook

Twitter

Search
 

Destek Tazminatının Tahsili İstemi

Polat Arabuluculuk > Makale  > Destek Tazminatının Tahsili İstemi

Destek Tazminatının Tahsili İstemi

Altyapı Katılım Payının Tahsili İstemi

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 6825

Karar: 2000 / 577

Karar Tarihi: 01.02.2000

ÖZET: Davacı vekili, davalı şirkete koltuk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin imam nikahlı eşinin öldüğünü ileri sürerek destek tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dava konusu olayda davacının, sigorta sözleşmesinde hak sahibi olarak gösterilmediği gibi, ölenin kanuni mirasçısının olmadığı da tartışmasızdır. Bu talebin muhatapları haksız fiil failleri, işletenler ve otobüsün zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarıdır. Bu durum karşısında ve dava dosyasındaki aile nüfus kayıt tablosuna göre, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacının davasının bu yönden reddi gerekir.

(6762 S. K. m. 1334, 1336) (Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m. 8)

Tazminat Davası

Dava: Taraflar arasındaki davanın Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 05.07.1999 tarih ve 1999/148 – 1999/417 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 25.01.2000 günde davacı avukatı Erhan Bora ile davalı avukatı Yaşar Öztürk gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacının Sigorta Sözleşmesinde Hak Sahibi Olarak Gösterilmediği

Karar: Davacı vekili, davalı şirkete koltuk sigortası ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin imam nikahlı eşi Bilge’nin öldüğünü ileri sürerek 3.000.000.000.- lira destek tazminatının reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, aynı olay nedeniyle davacının ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesine dayalı olarak dava açtığını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, davacının ölenin yasal mirasçısı ve eşi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan davacının imam nikahlı eşi Bilge’nin meydana gelen kazada öldüğü, davalının koltuk sigortası tazminatını ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, otobüs kazasında ölen kişinin imam nikahlı (gayri resmi) eşi olduğunu ileri süren davacının otobüs zorunlu koltuk sigortası sebebiyle sigorta bedelini isteyebilmesinin mümkün olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Ölenin Kanuni Mirasçısının Olmadığı

Bilindiği üzere zorunlu otobüs koltuk sigortası, ferdi kaza sigortasının bir türü olup, ölüm rizikosu gerçekleştiğinde sigorta poliçesinde belirlenmiş olan ölüm teminatı, maktu bir tazminat olarak hak sahiplerine ödenmesi gerekir. Diğer bir deyişle bu sigorta teminatı, ölen sigortalının hak sahiplerinin gerçek zararlarını gidermeye yönelik bir tazminat sigortası değildir. Nitekim, anılan sigorta genel şartlarının 6/A.maddesi de bu yolda düzenlenmiş bulunmaktadır. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 8/A.maddesinde de hak sahipleri, kanuni hak sahipleri olarak belirlenmiştir. Can sigortalarında, sigorta ettiren menfaatdarını belirlememişse, ölenin kanuni hak sahipleri yani varisleri menfaattar olarak kabul edilir ve sigorta bedeli ancak bu kişilere ödenebilir. Can sigortasının bir türü olan zorunlu koltuk sigortasında da aynı ilkenin benimsenmesi TTK. nun 1334 ve 1336/I maddeleri hükmü gereğidir.

Aktif Dava Ehliyeti Bulunmayan Davacının Davasının Reddi Gereği

Dava konusu olayda ise davacının, sigorta sözleşmesinde hak sahibi olarak gösterilmediği gibi, ölenin kanuni mirasçısının olmadığı da tartışmasızdır. Yargıtay içtihatları ile ölenin gayri resmi eşi olan kimselere de destekten yoksun kalma tazminatı konusunda dava açabilme hakkı tanınıyor ise de, yine yukarıda değinildiği gibi, ferdi kaza sigortasının bir türü olan zorunlu koltuk sigortası gerçek zarar giderici bir amaç olan sigorta şekli olmadığından, gerçek zarar kapsamlı bir iddia olan destekten yoksun kalma zararının giderilmesi bu sigortayı yapan sigortacıdan istenilemez. Bu talebin muhatapları haksız fiil failleri, işletenler ve otobüsün zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarıdır.

Bu durum karşısında ve dava dosyasındaki aile nüfus kayıt tablosuna göre, aktif dava ehliyeti bulunmayan davacının davasının bu yönden reddi gerekirken, yazılı gerekçeler ile kabulü doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigortacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, 65.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.polatarabuluculuk.com.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...

No Comments

Leave a Comment