Adli Kontol Kararının Kaldırılması

Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. (5271 S. K. m. 109)

Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. (5271 S. K. m. 109)

Adli kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:

  1. a) Yurt dışına çıkamamak.
  2. b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
  3. c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
  4. d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
  5. e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
  6. f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
  7. g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek.
  8. h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere ayni veya kişisel güvenceye bağlamak.
  9. i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek
  10. j) Konutunu terk etmemek.
  11. k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
  12. l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek. (5271 S. K. m. 109)

Adli Kontrol Kararının Kaldırılma Şartları

Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin mesleki uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir. (5271 S. K. m. 109)

Adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde belirtilen hallerde uygulanmaz. (5271 S. K. m. 109)

Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. (5271 S. K. m. 109)

Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir. (5271 S. K. m. 110)

Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. (5271 S. K. m. 110)

5271 sayılı kanunun 109 uncu maddesi ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır. (5271 S. K. m. 110)

Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir. (5271 S. K. m. 111)

Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. (5271 S. K. m. 111)

Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.

Birinci fıkra hükmü, azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle verilen adli kontrol tedbirinin ihlali halinde de uygulanabilir. Ancak, bu durumda tutuklama süresi ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz. (5271 S. K. m. 112)

Adli Kontrol Kararının Kaldırılması İstemi

SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE,

ŞÜPHELİ                                         :

TC KİMLİK NUMARASI              :

ADRES                                             :

MÜDAFİİ                                        :

ADRES                                             :

İSNAT EDİLEN SUÇ                     : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak.

ADLİ KONTROL

KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH                      : …/…/…

KONU                                               : Adli Kontrol Kararının Kaldırılması İstemidir.

AÇIKLAMALAR                             :

1-) Müvekkilimiz … … …/…/… tarihinde “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak” suçundan gözaltına alınmış ve mahkemenizce 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-e hükmü uyarınca müvekkilimizin … Hastanesi’nde tedavi altına alınmasına karar verilmiştir. (EK-1) Söz konusu dosyada iddianame henüz açıklanmamıştır. Müvekkilimiz … aydır söz konusu hastanede tedavi görmektedir ve tedaviye beklenenden önce yanıt vermiştir. Bu durum doktor gözlem ve raporlarıyla da sabittir. (EK-2)

2-)  Müvekkilimiz 19 yaşını henüz tamamlamıştır ve yaşlı ve bakıma muhtaç annesiyle birlikte ikamet etmektedir. (EK-3)  Ailenin ekonomik durumu son derece kötü olduğu gibi anne de evin geçimine katkı sunamamakta, müvekkilimize ekonomik olarak bağımlı halde yaşamaktadır.

3-)   Açıkladığımız nedenlerle müvekkilimiz … …’nin … Hastanesi’nde tedavi görmesi yönündeki adli kontrol kararı gereksiz hale gelmiştir ve kararın kaldırılmaması durumunda karardan beklenen yarardan çok daha büyük mağduriyet ortaya çıkacaktır. Müvekkilimizin bir an önce hastaneden çıkarak çalışmaya başlaması ve ailesinin geçimini sağlaması ertelenemeyecek bir zorunluluktur. Adli kontrol kararının kaldırılması müvekkilimizin toplumsal bağlarının daha fazla zedelenmemesi açısından da son derece faydalı olacaktır. Açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğu doğmuştur.

 

HUKUKİ NEDENLER: 5271 S. K. m. 109, 110, 111; 5237 S. K. m. 191 ve ilgili mevzuat.

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilmiş olan adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini Yüce Mahkemenizden saygıyla talep ederiz.  …/…/…

 

EKLER:

1- … Hastanesi tedaviye ilişkin belgeler

2- Doktor gözlem ve raporları

3- İkametgah belgesi

4- Bir adet onaylı vekaletname örneği

 

Şüpheli Müdafii

Av.

Adli Kontrol Kararının Kaldırılması Yargıtay Kararı

T.C YARGITAY

5.Ceza Dairesi

Esas: 2008 / 9466

Karar: 2008 / 7622

Karar Tarihi: 16.07.2008

 

ÖZET: Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Asliye Ceza Mahkemesince ilk defa şüpheli hakkında tahliye ve adli kontrole ilişkin karar verildiği cihetle, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülememiştir.(5271 S. K. m. 109, 111, 271, 309)  (5237 S. K. m. 252)

Dava: Yargı mensuplarına rüşvet vermek suçundan sanık Süleyman Bölünmez hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2006/44122 soruşturma sayısı ile yapılan soruşturma evresi sırasında adı geçenin Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20.3.2008 tarih ve 2008/374 müteferrik sayılı kararıyla tutuklanmasını müteakip, soruşturmanın devamı sırasında tahliye edilmesine yönelik şüpheli vekilinin talebinin reddine dair Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.4.2008 tarih ve 2008/551 müteferrik sayılı kararına yapılan itirazın kabulüyle şüphelinin tahliyesine, 5271 sayılı CMK. nun 109/3-b maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına ilişkin Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.4.2008 tarih ve 2008/148 değişik iş sayılı kararına Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.4.2008 tarih ve 2008/546 değişik iş sayılı kararının;

Dosya kapsamına göre, tutuklu olan şüphelinin tahliye edilmesine yönelik şüpheli vekilinin talebinin Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.4.2008 tarihli kararıyla reddedilmesi üzerine yapılan itirazın kabul edilerek şüphelinin tahliyesine, 5271 sayılı CMK. nun 109/3-b maddesi gereğince şüphelinin haftada bir pazartesi günleri mesai saatleri dahilinde ikametgahına en yakın polis karakoluna müracaat edip imza atması suretiyle adli kontrol altında bulundurulmasına ilişkin Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.4.2008 tarihli kararına Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan itirazın, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle reddine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce karar verilmiş ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesindeki <İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.>, 4. fıkrasındaki <Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.> ve yine anılan Kanun’un 111/2. maddesindeki <Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.> şeklindeki düzenlemeler karşısında, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nce ilk defa şüpheli hakkında tahliye ve adli kontrole ilişkin karar verildiği cihetle, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 18.4.2008 tarihli itiraz üzerine bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, yazılı şekildeki gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülemediğinden bahisle 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 26.5.2008 gün ve 29640 sayılı Kanun Yararına Bozma talebine atfen C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

Sonuç: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.4.2008 tarih ve 2008/546 değişik iş sayılı kararının; CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

WhatsApp chat
Hemen Ara!